KARA GEMİLERİN ÇİZDİĞİ KADER

21.01.2024 - Pazar 21:03

Çalıştığım işyerinden mesai bitimi servis aracından indim, çok güzel bir bahar havasıydı, saat sabahın Üçünü gösterse de ılık bir imbat rüzgarı esiyordu. Nedense uykudan gözlerini açamayan ben, bu gün nedense hiç uykum yok. Giritli Mahallesine doğru küçük adımlarla yürümeye başladım. yollarda hiç kimse yok, yıl 1981 olduğundan henüz Mudanya kendi halinde tenha ve sessiz bir durumda. Sahil kenarındaki dolgu taşlarının üzerine çıktım, henüz sigarayı bırakmamıştım bir sigara yakmak geldi içimden, nedense sonra vazgeçtim. Henüz güneş doğmadığından ayın yakamozu denizin üstünde cilveli kız gibi kıpır kıpırdı.

Bir müddet sonra canım sıkıldı yürümeye başladım, henüz yeni yapılmış Belediye binası önündeki iskeleye doğru. Ne kadar sahil boyunca işletme varsa çoktan kepenklerini kapatmıştı, fakat; köhne bir çay bahçesinin belli belirsiz yanan ışıkları hala görünüyordu. Belki bir çay içerim diyerek bahçeye girdim, Kırk yaşlarında alkollü olduğu her halinden belli biri vardı kapalı alanda. Başını ellerinin arasına almış düşünceler içinde, başını kaldırmadan "kapalıyız" diye seslendi. "İstersen dertleşiriz" dedim! Yüzünde acımsı bir gülüşle "kaçmak yok ama" dedi.

Yaş itibariyle benden iki yaş büyüktü fakat 50 yaşından daha büyük görünüyordu. Çay bahçesinin bir köşesine oturdum. Bir müddet sonra elinde demliklerle birlikte gelip yanıma oturdu. "Ben seni tanıyorum, sen o tiyatrocu değil misin" "ne işin var bu saatte burada" diyerek beni sorguladı.

"Sen beni beklediğin için geldim" dediğimde yine aynı tebessümle, "madem geldin dinle o zaman" diyerek elinde çok eski olduğu belli bir kağıdı bana uzattı. Sararmış yer yer Yırtıkları olan lekeli bir mektuptu verdiği. izin istedim şöyle bir göz attım. Yazılar Rumcaydı, bir tek Kadriye ismini okuyabildim. "Ben bu mektuptan bir şey anlamadım dediğimde, "o zaman dinle" dedi.

"Benim atalarım Girit Kandiye'dan, Lozan Mübadelesi sonrası Mudanya'ya göçmüşler. Kadriye benim Babaannem. Tam 112 yaşında vefat etti, ben onun anılarıyla büyüdüm". Merakımı gidermek için, iyi de bu Rumca mektup kimden ve ne için yazılmış? Diye sordum. "Biliyor musun ben Kara Gemileri gördükçe babaannemi hatırlıyor ve onun anlattıklarını yeniden yaşıyor, hatıralarım canlanıyor. Kara Gemilere düşman olduğumu biliyor musun. 1923 yılında bir Mayıs sabahında başlayan hüzün yolculuğunda, kara gemilere bindirilerek "istifleme" zor şartlarda Mudanya'ya yolculukları başlamış. Babaannem Günlerce yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamıyor, yolculuk esnasında kaybettiklerini hatırladıkça onlara rahmet diliyordu".

Mektuptan bahsetmiyorsun dediğimde, "bekle" dedi ve başladı anlatmaya. "Babaannem göç sırasında 16 yaşındaymış ve Kandiye'de birlikte okula gittikleri, gezip eğlendikleri ve sonra birbirlerine deliler gibi aşık olduğu Dimitri'nin mektubuymuş bilgisini verdikten sonra Dimitri'nin ağzından mektubu okumaya başladı. "Kara Gemilere bindirilip gittiğinde on gün Limandan ayrılmadım belki geri dönersin diye. Fakat dönmedin ben ümidim kaybetmedim günlerce yine dönersin ümidiyle limana gittim. Bir gün limanın açıklarında kara gemiler belirdi, yüreğim ağzımdan çıkacaktı sanki, sevincimden baygınlıklar geçirdim "Kadriyem döndü" diye sevincimi görmeliydin.

Kara Gemiler Limana yanaştı ve bir müddet sonra tahliye başladığında gözlerim seni aradı, çıkanlar Türk değildi, Rum vatandaşıydı. Ümidimi kesmedim gemilerin tamamı boşalıncaya kadar bekledim, fakat sen yoktun. Günlerce kendimi karanlık odalara kapattım. Sonra kara gemilerle gelenlerin Mudanya'dan gelen Mübadiller olduğunu duydum. Sizlerin boşalttığı evlere yerleşmişler, peşlerine düştüm her birine seni sordum gördünüz mü diye. Hiç gören olmamış.

Aylar sonra Mudanya'dan göçüp Kandiye'ye yerleşen Mübadillerden beni tanıyan biri, Dimitri sana güzel bir şey söyleyeyim mi? Değinde merak ve sevinçle söylemesini istedim. Ben sana Mudanya'da oturduğumuz evin adresini vereyim bir mektup yaz muhakkak tanıyan biri çıkar verir dediğinde ne söyleyeceğimi bilemedim. Ve bu mektubu senin eline geçer diye bu adrese gönderdim" diyor mektupta, daha fazlası bende kalsın diyerek kestirip attı.

Sonra ne olduğunu sorduğumda; Mektup geldiğinde Babaannem evlenmiş ve çoluk çocuğa karışmış, cevap yazmak için ne kadar uğraştıysa da olmamış, Sonradan öğrendiğin de Dimitri Mübadele ile Mudanya'dan Kandiye'ye gelen ailenin bir kızıyla evlenmiş ve bir kızı olmuş, adını Kadrisis koymuş" Kara Gemilerin kaderlerini yazan mübadillerin bu yüzden yüzlerinde buruk bir sevinç her zaman hissedilir. Şimdi denizde ne zaman bir Kara Gemi görsem içim burkulur gözüm dolar.

Etiketler
YORUM YAZ
MUDANYA HAVA DURUMU
Gökhan Dinçer
BURSA HABERLERİ
Mudanya nöbetçi eczaneleri