HOBİ BAHÇELERİ, FOBİ BAHÇESİ OLDU
07.06.2026 - Pazar 19:17

Bugün burada yalnızca birkaç kişinin değil, Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşın sesi olmak için toplandık. Bizler; hobi bahçesi mağdurları, yapı kayıt mağdurları, kırsalda yaşam mücadelesi veren vatandaşlar ve yıllardır çözüm bekleyen aileleriz.

Bugün gelinen noktada yaklaşık 8 milyon vatandaşımız; yıllarca birikimini vererek aldığı, emek harcadığı, çocuklarıyla gelecek kurduğu yapılar ve bahçeler nedeniyle büyük bir belirsizlik yaşamaktadır. Vatandaşlarımız tapulu araziler satın aldı, elektrik ve su abonelikleri yaptı, vergi ödedi, devletin sunduğu sistemlere güvenerek hareket etti. Ancak bugün aynı vatandaşlar ağır para cezaları, yıkım kararları ve hukuki süreçlerle karşı karşıya bırakılmaktadır.Hükümet torba yasaya eklediği kanunla m2 si 10tl olan cezayı 2500 tl ye çıkarıyor 2 ay içinde sahibi yıkmassa 7500 tl gibi 3 katı olan cezaya çıkarıyor artı yıkım parasınıda bahçe sahibinden tahsil ediyor milyonlarca dar gelirli emekli bu cezaları ödeyemeyerek savcı hakim ve icrayla karsı karsıya bırakılıyor elektirik suları kesilip hayvanlar ve ağaçlar ölümle tehdit ediliyor 50 milyon ağaç kurumaya terk edilirken vatandasın toprağa dokunma hakkı elinden alınıyor toplum yararı ortadan kaldırılıp toplumu moloz yığınlarıyla basbasa bıraklmak isteniyor bu topraklar tarıma kazandırlmak yerine ekilen bitkiler sebzeler ağaçlar yok edilerek tarıma hançer vuruluyor
Hep Birlikte Söylüyoruz:
"Hobi Bahçemiz, Fobi Sorunumuz Oldu"
Sorunun temelinde yalnızca vatandaş yoktur.
2014 yılında yürürlüğe giren 6360 Sayılı Büyükşehir Yasası ile yaklaşık 17 bin köy mahalleye dönüştürülmüş, köy tüzel kişilikleri kaldırılmıştır. Köylünün kendi arazisindeki tasarruf hakkı büyük ölçüde sınırlandırılmış, birçok bölgede yıllardır imar planları yapılmamış, vatandaş plansızlığın ve mevzuat boşluklarının mağduru haline gelmiştir.
2018 yılında çıkarılan İmar Barışı kapsamında milyonlarca vatandaş devlete güvenerek başvuruda bulunmuş, bedeller ödemiş ve Yapı Kayıt Belgesi almıştır. Ancak sonrasında yaşanan iptaller nedeniyle yüz binlerce vatandaş yeniden mağdur edilmiştir.
Pandemi sonrası kırsalda yaşama yönelim artmış, insanlar şehirlerin betonlaşmış ortamından uzaklaşarak kendi arazilerinde yaşam kurmaya çalışmıştır. Bugün yaşanan sorun yalnızca vatandaşın değil; yıllardır tamamlanmayan planlama süreçlerinin ve eksik uygulamaların da sonucudur.
Değerli basın mensupları,
Bugün basit bir şikâyet nedeniyle onlarca yıllık yapılar hakkında işlem yapılabilmekte, milyonlarca lirayı bulan para cezaları uygulanmakta ve insanlar evlerini, bağ evlerini, hobi bahçelerini kaybetme korkusuyla yaşamaktadır.
5403 Sayılı Kanun kapsamında uygulanan cezalar birçok vatandaşın ödeme gücünü aşmaktadır. Bazı vatandaşlarımız yalnızca arazisine koyduğu bir konteyner nedeniyle ceza davalarıyla karşı karşıya kalmaktadır.500m yeri olan 1250tl 2 ay içinde yıkmassa 3milyon 750 bin tl ceza yazılarak insanların ocağına ateş dusecktir .Aileler dağılacak evlilikler bitecek insanlar hastanelik olup doğum oranları yok olacaktır
Bizler suçlu değiliz. Bizler kaçakçılık yapan insanlar değiliz. Bizler alın teriyle çalışan,kendi tapulu arizlerinde çocuklarına temiz bir gelecek bırakmak isteyen, ailesiyle huzurlu bir yaşam kurmaya çalışan vatandaşlarız.
Hep Birlikte Söylüyoruz:
"Emeğimiz Yıkılamaz!"
Bizim yaklaşımımız cezalandırma değil, kayıt altına alma ve denetleme yaklaşımıdır. Yapılar öncelikle sağlamlık ve güvenlik kriterlerine göre değerlendirilmelidir. Afet riski taşımayan yapılar kayıt altına alınmalı, ekonomiye kazandırılmalı, riskli yapılar ise güçlendirme veya dönüşüm süreçlerine yönlendirilmelidir. Bizler rantın değil, hakkın peşindeyiz.
Bizler ayrıcalık değil, adalet istiyoruz.
Buradan Hükümetimize, TBMM'ye Ve İlgili Tüm Kurumlara Çağrıda Bulunuyoruz:
* Türkiye genelindeki yıkım kararları acilen durdurulmalıdır.
* Kesilen fahiş para cezaları yeniden değerlendirilmelidir.
* Hobi bahçeleri ve bağ evleri için kalıcı bir yasal statü oluşturulmalıdır.
* Yapı Kayıt Belgesi iptal edilen yapılar teknik incelemeye tabi tutulmalı, güvenli olan yapılar yeniden kayıt altına alınmalıdır.
* Elektrik ve su bağlantıları kesilen yapılara altyapı hizmetleri yeniden verilmelidir.
* Kapsamlı bir Yapı Kayıt Düzenlemesi hazırlanmalıdır.
* Kırsal yaşamı ve üretimi destekleyen özel imar modeli oluşturulmalıdır.
* Vatandaş ile hükümet karşı karşıya getirilmemelidir.
Böyle bir düzenleme;
Kayıt dışılığı azaltacak, Devletin vergi gelirlerini artıracak, Yerel yönetimlerin gelir kaybını önleyecek,
Deprem riskine karşı sağlıklı veri oluşturacak, Kentsel dönüşümü hızlandıracak, Kırsal yaşamı ve üretimi destekleyecek, Sosyal adaleti güçlendirecek ve vatandaş-devlet güven ilişkisini yeniden tesis edecektir.
Son olarak;
Bu mesele birkaç yapıdan ibaret değildir.
Bu mesele milyonlarca insanın emeği, geleceği, mülkiyet hakkı, barınma hakkı ve devletine duyduğu güven meselesidir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği "Vatandaş mağdur olmayacak, orta yol bulunacak" yaklaşımının, hem hobi bahçesi mağdurlarını hem de yapı kayıt mağdurlarını kapsayacak şekilde hayata geçirilmesini bekliyoruz.
TBMM'de yapılacak düzenlemelerin milyonlarca vatandaşı kapsayan adil, kalıcı ve uygulanabilir çözümler üretmesini talep ediyoruz" sözleriyle açıklamayı sonlandırdı.


HOBİ BAHÇELERİ, FOBİ BAHÇESİ OLDU
MUDANYA’DA GENÇ MUCİTLER PROJELERİNİ SERGİLEDİ
MÜTAREKE İLKOKULU'NDA ÖĞRENCİ VE AİLELERDEN ORTAK SERGİ
TİRİLYE EŞGEL YOLUNDA ATV KAZASI
MUDANYA KENT KONSEYİ BAŞKANI OZAN KOZAN YENİDEN ADAY
MUDANYA'DA YIL SONU SERGİSİNE YOĞUN İLGİ
MUDANYA'DA DENİZDEN 2,5 TON ATIK ÇIKARILDI
GÜZELYALI'DA DÖNÜŞ YAPAN ARACA MOTOSİKLET ÇARPTI: 2 YARALI
MARMARABİRLİK’E İHRACAT ŞAMPİYONLUĞU ÖDÜLÜ
TİRİLYE’DE “ZEYTİN ÇİÇEĞİ FESTİVALİ COŞKUSU
