MUDANYA DEMOKRASİ PLATFORMU TAŞINMAZLARIN SATIŞINI PROTESTO ETTİ

12.06.2026 - Cuma 20:10

Mudanya Demokrasi Platformu, Mudanya Belediyesi tarafından, Tirilye Muhallebicisi, eski adıyla Koç Restaurant ve Otel olarak bilinen kamusal mülkün ve Çağrışan Mahallesin de bulunan arazinin satışa çıkarılmasını protesto edip basın açıklamasında bulundular.

Platform sözcüsü olarak, Disk Devimci Emekliler Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Necati Karışman'n yaptığı açıklamasında, "ne yazık ki yıllardır yerel yönetimlerin başvurduğu yöntemlerden biri, kamuya ait taşınmazları satarak günü kurtarmaya çalışmak olmuştur. Ancak bugüne kadar yapılan satışların hiçbirisi kalıcı bir çözüm üretmemiş, aksine kamu varlıklarının azalmasına ve kent hafızasının zayıflamasına yol açmıştır. Buna rağmen aynı anlayışla satış politikalarının sürdürülmek istenmesi kabul edilemez.

Koç Restaurant ve Oteli, uzun yıllar boyunca Mudanyalıların ve kentimize gelen misafirlerin hizmetinde olmuş, Mudanya'nın sosyal yaşamının ve kent belleğinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Tıpkı geçmişte borçlara karşılık devredilen Kız Sanat Okulu binası, işlevsiz bırakılan Mudanya İskelesi ve kapatılan Tekel Tütün Deposu gibi, bugün de kentimizin ortak değerlerinden biri elden çıkarılmak istenmektedir.

Mudanya'nın Temel Sorunu Kötü Yönetimdir.

Yıllar boyunca yapılan plansız imar uygulamalarıyla dağlar, ovalar ve kıyılar betonlaşmış; altyapı ve yollar yetersiz kalmış; sel ve toprak kaymaları gibi afetler sıradan hale gelmiştir. Bu süreçte kazanan birkaç inşaat firması olmuş, kaybeden ise Mudanya halkı olmuştur.

Bir başka örnek ise Myrleia Antik Kenti'dir. Bilim insanlarının ve kent savunucularının yıllardır "Myrleia gün yüzüne çıkarılsın, müze yapılsın" çağrılarına rağmen tarihi miras yerine ticari tercihler öne çıkarılmıştır. Böylece yalnızca tarih değil, Mudanya'nın kültürel geleceği de kaybetmiştir.

Öte yandan Nilüfer Çayı hâlâ kirlilik taşımaya devam etmekte, bu atıklar denize ulaşmaktadır. Denizden tutulan balıklar ve bu sularla sulanan tarım ürünleri sofralarımıza kadar gelmektedir. Arıtma tesislerinin yetersiz kaldığı yönündeki uyarılar sürerken, uzmanlar müsilaj tehlikesinin yeniden yaşanabileceğini ifade etmektedir.

Tüm bu hayati sorunlar çözüm beklerken, ekonomik koşullar altında ayakta kalma mücadelesi veren esnafın sandalyesi, tentesi ve tabelasıyla uğraşılması; cezalarla karşı karşıya bırakılması, kamu yönetiminin önceliklerinin ne kadar yanlış belirlendiğini göstermektedir.

Belediyeler ticarethane değildir. Belediyelerin asli görevi kâr etmek değil, kamu yararını gözetmek, ortak yaşamı güçlendirmek ve kentin geleceğini korumaktır. Merkezi iktidarın ekonomik anlayışını yerelde uygulayıp bir yandan da "halkçı belediyecilik" söyleminde bulunmak ciddi bir çelişkidir. Halkçılık; kamu mallarını satmakla değil, onları koruyup halkın hizmetine sunmakla olur.

Bu nedenle;

Kamu mallarının satışından derhal vazgeçilmelidir.

Kamusal varlıklar korunmalı, uygun olanlar belediye eliyle işletilerek halkın kullanımına açılmalıdır.

Şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsenmelidir.

Tasarruf tedbirleri öncelikle yönetim kademelerinde uygulanmalıdır.

Yurtiçi ve yurtdışı gezi, temsil ve konaklama harcamaları en aza indirilmelidir.

Kentin doğal, tarihi ve kültürel değerlerini koruyan politikalar hayata geçirilmelidir.

Unutulmamalıdır ki; yıllardır dikilen her ağaç, korunan her yeşil alan, sahip çıkılan her kamusal değer bugün yaşatılabilseydi, Mudanya çok daha yeşil, çok daha yaşanabilir ve çok daha güçlü bir kent olacaktı.

Kamu malları birilerinin tasarruf edeceği mülkler değil, halkın ortak emanetidir.

Bu emanete sahip çıkmak, yalnızca yöneticilerin değil, tüm Mudanyalıların ortak sorumluluğudur.

Yerel yönetimler kamu mallarından ellerini çekmeli, halkın ortak değerlerini korumalıdır" sözleriyle açıklamasını sonlandırdı.

YORUM YAZ
MUDANYA HAVA DURUMU
BS
BURSA HABERLERİ
Mudanya nöbetçi eczaneleri