ÇAYÖNÜ’NDE BETON BLOK KIRILDI, TARLADAN SULAR ÇEKİLDİ

26.10.2026 - Pazartesi 13:08

Mudanya’nın Çayönü Mahallesi’nde Nilüfer Çayı’nın taşması sonucu tarım arazilerinin sular altında kalmasına tepki gösteren çiftçilerin traktörleriyle başlattığı 24 saatlik nöbetin ardından, çay yatağındaki su akışını engellediği belirtilen beton blok kırıldı. TÜM-KÖY-SEN MYK Üyesi Mehmet Eker, yaklaşık 3 bin dönüm arazinin su altında kaldığını, hasat yapılmış alanlar çıkarıldığında ise yaklaşık 1.000 dönüm ekili arazide maddi zarar bulunduğunu belirterek, çiftçilerin zararlarının karşılanmasını istedi.

Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesi’nde Nilüfer Çayı’nın taşmasıyla tarım arazilerinde yaşanan su baskınına karşı mücadele eden çiftçilerin başlattığı nöbet eyleminde önemli bir gelişme yaşandı. Traktörleriyle geçişi kapatarak suyun doğal yatağında akmasının önündeki engelin kaldırılmasını isteyen üreticilerin eylemi sonrasında, hızlı tren inşaatı kapsamında yapılan çalışmalarla ilişkilendirdikleri beton blok iş makinesiyle kırıldı.

Tüm Üretici Köylüler Sendikası (TÜM-KÖY-SEN) MYK Üyesi Mehmet Eker’den edinilen bilgiye göre, inşaatı yürüten firma bölgeye kırıcı ataşmanlı beko loder iş makinesi gönderdi. Nilüfer Çayı yatağındaki su akışını engellediği belirtilen beton blok kırılarak suyun akışının yeniden sağlanmasına yönelik çalışma gerçekleştirildi.

Beton Bloğun Kırılmasının Ardından Su Seviyesi Düştü

Çiftçilerin aktardığı bilgilere göre, beton bloğun kırılması ve suyun yeniden yatağına yönelmesinin ardından su altında kalan tarım arazilerinde ilk 12 saat içerisinde yer yer yaklaşık 1 metre su seviyesi düşüşü gözlendi. İlk 48 saat içerisinde ise taşkın sularının önemli ölçüde azaldığı bildirildi.

Böylece, ürünlerini ve emeklerini kurtarmak amacıyla traktörleriyle bölgede nöbet tutan üreticilerin öncelikli taleplerinden biri doğrultusunda somut bir adım atılmış oldu.

Ancak suların çekilmeye başlaması, çiftçilerin yaşadığı ekonomik kaybı ortadan kaldırmadı. Üreticilerin önündeki yeni süreç, taşkından etkilenen ekili alanların tespit edilmesi ve oluşan zararın karşılanması üzerine şekilleniyor.

3 Bin Dönüm Arazi Etkilendi, Ekili Alanlardaki Zarar Tespit Edilecek

TÜM-KÖY-SEN MYK Üyesi Mehmet Eker, taşkından etkilenen toplam alan ile ürün kaybının parsel bazında hesaplanacağı ekili arazilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Çiftçilerin haksız bir kazanç talep etmediğini belirten Eker, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Biz çiftçiler hiçbir zaman hak etmediğimiz bir kazanca talip olmadık, olmayız. Söz konusu taşkının yaşandığı tarım arazilerinde hasat yapılmış alanlar da vardı. Bu alanları çıkardığımızda yaklaşık bin dönümlük ekili alanda çiftçimizin maddi zararı söz konusu.”

Eker, taşkından etkilenen yaklaşık 3 bin dönümlük toplam alanın tamamının ürün kaybı yaşanan ekili arazi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ekili alanlardaki zararın belirlenmesi için çiftçilerle birlikte tespit ve listeleme çalışmalarına başladıklarını bildirdi.

Yapılacak çalışmanın ardından hangi üreticinin ne ölçüde zarara uğradığının belirlenmesi ve toplam maddi kaybın ortaya çıkarılması hedefleniyor.

Çiftçilerin Hedefi Zararın Tazmin Edilmesi

Taşkının ardından üreticilerin temel talebinin yalnızca suyun tahliye edilmesi olmadığını belirten Mehmet Eker, zarar gören çiftçilerin maddi kayıplarının da karşılanmasını istediklerini söyledi.

Eker, ilgili makamlara, kurumlara ve kuruluşlara dilekçeler sunacaklarını belirterek, zararların tazmin edilmemesi durumunda hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.

Eker, süreci şu sözlerle anlattı:

“Bu konudaki dilekçelerimizi ilgili makamlara, kurum ve kuruluşlara verdikten sonra zararımız tazmin edilmezse suç duyurusunda bulunarak yasal süreci bir aylık süre sonunda başlatacağız ve idari yargıda dava açacağız. Bu konuda TÜM-KÖY-SEN’in avukatı konuyu takip edecek. Zaten maddi kayıp yaşayan çiftçimiz bir avukat masrafına girmeyecek.”

Eker, amaçlarının uzun sürecek bir hukuk mücadelesinden önce adil bir çözüm bulunması olduğunu vurgulayarak, “Bizim temennimiz mahkemeye gerek kalmadan akılcı ve adil bir uzlaşıyla çiftçimizin zararının tazmin edilmesidir. Ancak işlemler başladı” dedi.

Taşkının Nedeni ve Kalıcı Çözüm Beklentisi

Çayönü’nde yaşanan olayla ilgili daha önce yayımlanan haberlerde de üreticilerin, hızlı tren ve altyapı çalışmaları kapsamında Nilüfer Çayı üzerindeki geçiş noktalarının su akışını engellediği yönündeki iddiaları gündeme gelmişti. Çiftçiler, dere yatağındaki yapıların suyun doğal akışını olumsuz etkilediğini savunarak kalıcı düzenleme yapılmasını istemişti.

Beton bloğun kırılmasıyla su seviyesinde düşüş gözlenmesi, üreticilerin acil müdahale talebi açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte, taşkının teknik nedenlerinin ve varsa sorumlulukların kesin biçimde ortaya konulabilmesi için ilgili kurumların incelemeleri ve teknik değerlendirmeleri önem taşıyor.

Üreticiler, benzer olayların tekrarlanmaması için Nilüfer Çayı yatağında gerekli düzenlemelerin yapılmasını, su geçiş noktalarının gözden geçirilmesini ve kalıcı önlemler alınmasını istiyor.

“24 Saat Soğukta Nöbet Tuttuk, Bölgeye Gelen Olmadı”

Mehmet Eker, açıklamasında çiftçilerin eylem sürecinde yeterli ilgi görmediklerini düşündüklerini de dile getirdi.

Üreticilerin emeklerini ve ürünlerini kurtarmak amacıyla soğuk havada 24 saat nöbet tuttuğunu belirten Eker, siyasi temsilcilerden, belediye meclis üyelerinden ve sivil toplum kuruluşlarından bölgeye gelerek inceleme yapan olmadığını öne sürdü.

Eker, yaşananlara ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Emeğimizi, ürünümüzü kurtarmak adına 24 saat soğukta nöbet tuttuğumuz eylemimizde durumu görmeye, yaşanan su taşkınını görmeye ne bir siyasi, ne siyasi partilerin meclis üyeleri, hatta belediye başkanı bile gelmedi. STK’lar da oldukça ilgisizdi.”

Eker, kendilerini arayarak durumla ilgilenen tek isim olarak Mudanya Ziraat Odası Başkanı Zekai Samast’ı gösterdi. Samast’ın kendisini arayarak bilgi aldığını, şehir dışında ve Trabzon’da bulunması nedeniyle bölgeye gelemediğini ifade ettiğini belirten Eker, “Kendisine teşekkür ediyorum. Bunu da buradan ifade etmeden geçemeyeceğim” dedi.

Şimdi Gözler Zarar Tespitinde ve Tazminat Sürecinde

Çayönü’nde çiftçilerin traktörleriyle başlattığı nöbetin ardından beton bloğun kırılması ve su seviyesinin gerilemeye başlaması, taşkına karşı verilen mücadelede ilk aşamanın geride kaldığını gösteriyor.

Bundan sonraki süreçte ekili arazilerdeki zararın ne kadar olduğunun belirlenmesi, çiftçilerin tazminat taleplerinin değerlendirilmesi ve Nilüfer Çayı yatağında kalıcı önlemlerin alınıp alınmayacağı önem kazanıyor.

Üreticiler, bir yandan zarar tespit çalışmalarını sürdürürken diğer yandan ilgili kurumlara yapacakları başvurulardan sonuç bekliyor. Çiftçilerin beklentisi, yaşanan mağduriyetin mahkemeye taşınmadan, adil ve uzlaşmacı bir yaklaşımla giderilmesi.

Çayönü’nde şimdi gözler, suyun çekilmesinin ardından ortaya çıkacak gerçek ürün kaybında ve çiftçilerin zararlarının karşılanmasına yönelik atılacak adımlarda.

YORUM YAZ
MUDANYA HAVA DURUMU
BS
BURSA HABERLERİ
Mudanya nöbetçi eczaneleri